Kanal-i-zasyon

Son yıllarda beyinsel anlamda büyük gelişim gösteren Türk sinema sektörünün en yeni filmlerinden biri kanal-i-zasyon. Filmin konusu resmi web adresi olan ” www.kanalizasyonfilm.com ” da şöyle özetlenmiş:

Film, Kanal-İ’nin bulunduğu binada cam silme görevi yapan saf bir cam silici olan İmdat Bayram’ın (Okan Bayülgen) hikayesini anlatıyor.

Cam siliciliğinden genel müdürlüğe ve Türkiye’nin rating rekortmeni bir yapımcısına dönüşen İmdat’ın hikayesi, televizyon kanallarındaki ilginç ve absürd televizyon şov ve programlarını hicvetme amacı taşıyor.

Sürekli televizyon seyreden İmdat Bayram, tesadüflerin birbirini kovalaması ile Kanal-İ’nin eski Genel Müdürü Berk Yalçın’ın yerine (Hakan Yılmaz) kanalın başına geçer. İmdat’ın kanalın başına geçmesinden itibaren Kanal-İ yaptığı televizyon şovları ile ülkenin gündemine oturur ve reyting rekorları kırmaya başlar.

İmdat Bayram ve ekibinin yaptığı bazı televizyon şovlarının adları ise şöyledir; “Hayvanım Olur musun?”, “Yüzüne Tükürülecek Adam”, “Tele Mahalle”, “Kim 500 Tokat İster?”, “Uzun Eşşek”, “Tuvaletteyiz”, “Boş musun Dolu musun?”, “Asabiyet Meydanı…”

Gerekli kopyala-yapıştır işlemini gönül rahatlığı ile gerçekleştirdikten sonra pek şahsi görüşlerime yer verebilirim herhalde. Fragmanını da izlemenizle birlikte az çok farketmişsinizdir ki, bu programların yayımlanma sebebi bizleriz. Sabah programlarında envai çeşit ( ne acaip tamlamadır bu ) ailesel sorunların ekrana taşınması, çok yüksek meblağlar nedeniyle insanlarımızın benliklerini yitirmeleri vs.. Pek de abartmıyorsam bu işin esas sebebi, “aile” kavramını dejenere etme amacı güdüyor. BBG ile başlayan bir furya bu takip edebildiğim kadarıyla. Özel hayatın hiçbir özelliğinin kalmamasına neden olduğunun farkındalığıyla birlikte birileri hala bunlara devam ediyor. Ve çıkıp birileri demiyor ki, ” abicim siz naapıyorsunuz ? “

Okan Bayülgen’in kendi TV programlarında sık sık gündeme getirdiği konuları sinema perdesine taşıması ise takdire şayan. İşin siyasi yetersizliğine değindiği vakit de pek mutlu olmuştum. İnce değdirmelerin yanı sıra “çotonk” sesiyle yerleştirdiği hicivlerin sayısı bir hayli fazla. Sanmıyorum ki izlenme rekorları kırmıştır bu film. Ancak TV bağımlısı aile bireylerimize izletin bu filmi. VcD ve DvD olayına da girmişler gördüğüm kadarıyla. Bu filmde kendini izleyecek bir yakınınız mutlaka vardır. Lütfen yaa. Biz bu değiliz. Bu hale getirenlere, bu hali yaşatmadıkça da iflah olmayacağız.

“15 yaş amerikan zekası”na yönelik filmleri izleyen her Türk gencindeki, “Türk Filmlerinden Bir Şey Olmaz” tabusunun yıkılmasını dilerim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir