Hayat Zor

Aynen böyle diyor belalısı TBM için Temel Şefim. Yürümeyen iş; yürütüleyemen makinadan mı yoksa zihniyetlerden mi tam bilemiyorum tabii. Ancak 4. ayına girmiş olduğum mesleki hayatıma şöyle bir bakayım diye kalemi aldım elime. Kalem yok tabi, bildiğin klavyeyle yazıyorum. Yıl olmuş 2011 kağıt mı kaldı yani.

Çalıştığımız proje ve şantiyenin standartlar üzerinde büyüklükte olması ilk başlarda kâbus etkisi yaratmıştı üzerimde. “Bu ne laan” demiştim, yaklaşım tüneline ilk girişimde. 20 tane adam 8 m2 alanda canı pahasına didiniyor, 3 bilemedin 5 kuruş uğruna. Gerçek emek, gerçekten de emekleyerek geliyormuş meğer. Onu çok iyi anladım. Yaptığınız meslekte, yetkinlik belgesine sahip olmanın kıymetini de gördüm. Yetkinlik belgesinin, bilgiye dönüşmesi ise elbette ki zamanla kazanılan tecrübe. Tecrübeniz oluyor esas bilginiz yani.

Akabinde yine durum insanlara geliyor. Tavırlara, hâl ve hareketlerine. Davranış şekilleriyle karakterlerini yansıtmaya devam ediyor insanoğlu. İşçisinden şefine kadar hem de. Öyle ki İŞin yürümesi de bu karakterlerin yansımasıyla hız kazanıyor ya da yavaşlıyor. Bilginin çok önemli olmadığını ama iyi niyetin bir çok olguyu değiştirdiğini görebiliyoruz. Öyle ki; bilgi edinilse dahi, bu bilgiyi ziyân etmek de yine insanın elinde. Gözlemliyorum yani sessiz sedasız. Gereksiz şovlara izin vermeden, gereksiz şovların içerisinde ezilmeden.

Evet… “Hayat ZOR” gerçekten de. Zorluğunu kabullenip kenara çekilmeden üzerine giderek başarıyı sağlayabiliriz. Öğrenmeye devam ediyorum. Mühendislik kabullere dayanır ama kabul ettiklerinizi mühendislik olarak görmeyin her zaman. “Önce İNSAN” ilkesini benimsemeden İŞ asla yürümeyecektir. Görene.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir