Gökçebel’de Sona Yaklaşırken

   Eveet. Şimdi bir sürü teknik tabir falan kullanıp bilgiliymiş imajı vermeye çalışacağım. Aslında yapmayacaktım ama konuyla az ya da çok alakadar insanların bilmesi gereken veriler olduğunu düşünüyorum..

   Bundan 6 ay kadar önce “Bu ne laan” giriş cümlesiyle Sanat Yapıları Saha Mühendisi başladığım Gökçebel Barajı inşaasında 1 ay süredir Sanat Yapıları Kısım Şefi olarak ilk 11deki görevime devam etmekteyim. Geldiğim gün itibariyle toplamda 156 kişilik ekip ile birlikte işin olanca hızıyla yürümesi adına faaliyetlerimizi sürdürmeye çalıştık. 144 metre yüksekliğinde ve 296 metre uzunluğundaki ön yüzü beton kaplama kaya dolgu tipli gövdesi haricinde; 6650 metre uzunluğundaki iletim tünellerinin betonlanması, Kapak Şaftı ve binasının imalatı, Sıçratma eşikli enerji kırıcı yapı ( Şut Kanalı ) imalatı görevleri ile birlikte sezon sonuna doğru başladığımız cebri boru derken bunun gibi bir sürü iş ile mühendislik anlamında çok önemli tecrübeler edindim.

Gökçebel Barajı, bu yıl tamamlanan Yaşmaklı Barajı ve de seneye başlanacak olan Aladereçam Barajı ile birlikte “AKKÖY II HES PROJESİ” kapsamında yer alan bir barajdı. HES kelimesini duyduğumuzda tüylerimizin diken diken olmasına elbette ki bir çok anlam yükleyebiliriz. Öyle ki AKKÖY II HES toplam 1241 m düşü yüksekliği ile alanında ülkenin en yüksek düşülü projesidir. Toplam 332 MW kurulu güç ile yılda 1205 Gwh(gigavatsaat) elektrik enerjisi üretecektir. Bu rakam ülke elektriğinin yüzde 2,8 ine denk gelmektedir. Bu nedenle AKKÖY II PROJEsi Karadeniz’de bir dere üzerine onlarcası kurulan “şahsi elektrik dükkanları”  ile karıştırılmamalıdır.

Evet HES kelimesi doğaya verilen zarar anlamında bir katliam olarak nitelendirilebilir. Bu konuda çok çok hak verdiğim Sivil Toplum Kuruluşlarını çalışmalarından ötürü gerçekten tebrik ediyorum. Özellikle Rize dolaylarına menfii kâr amaçlı kurulması planlanan elektrik dükkanlarına halkın tepki ve direnişi çok anlamlıdır.Sonuna kadar da desteklediğimin bilinmesini isterim. Çalıştığım proje bu denli önemli bir amaca hizmet etmeyecek olsa idi kesinlikle içerisinde yer almazdım. Bunu içtenlikle söyleyebilirim. Doğaya verdiğimiz minimal seviyedeki zararı elbette ki gözden kaçıracak değilim. Ancak ülke yararına olacak etkilerinin daha fazla olması nedeniyle vicdanımın rahat olduğunu ifade edebilirim.

Hiçbir konuda araştırma yapmadan ve çoğu kez ihtiyaçları nedeniyle kandırılarak kullanılan halkımızın bilinçsizce HES KARŞITI olması da çok komik gelir bana. Eline bir miktar para sıkıştırarak basın önüne salan reklamcı zihniyetlerden tutun da şirketlerden para koparma amaçlı türlü türlü oyunlara baş vuranları da gözlemleme fırsatımız oldu.. Yine de tekrarlıyorum ki ülke bünyesindeki HES PROJELERİnin yüzde 80’i GEREKSİZDİİİİR !

Her neyse. 15 Kasım itibariyle Gökçebel Barajı su tutmaya başlayacaktır. Bu anlamda yaklaşan Kurban bayramına kadar Sanat Yapıları olarak işlerimizi tamamlayacağız gibi görünmekte.. Sonraaaa.

Sonra da da 1640 kret kotunda o gemiyi bekleyeceğim. O gemi uzay gemisi de olsa gelecek…

Doğaya envai şekilde zarar verenlere yönelik çalışmam da aşağıdadır.. ( Not: Plastik eldiven ortamdan uzaklaştırılmıştır )

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir