Dört

İçinde kalırsın ya dört duvarın, çok fenadır kendinde değilsen. Bir başkasındaysan üstelik daha da kötü. Hani bilmesen nerede, kimde olduğunu, fazla hissetmezsin derinliğini. Ama öyle değil işte. Bildiğin, anlayamadığın gibi değil. Anladığını sandıkların, zaten anlamadıklarından ibaret. Bu benim sanrım değil ha ! Olan bu, biten. Doğduğun yer de öyle değil miydi zaten ? Ve nihayet […]

Vatan Borcu, Namus Borcu

En küçük bir askerlik anısından dahi bahsetmeyeceğimi söylediğim halde, bu metni neden yazmış olduğumu az çok anlayacağınızı umuyorum. 30 yaşında asker olmak, neresinden bakarsanız bakın zor bir şey. Bu nedenle sivil hayatımda sıklıkla kullanmış olduğum “akıl-mantık-duygu” üçlüsünü nizamiye girişinde bırakarak teslim olmuştum. 19-22 yaş aralığında, neden öldüklerini dahi bilmeyen çocuklarımıza olan borcumu ödeyecektim. Gerisi de […]

Andımız

Türk’üm. Doğruyum ? Çalışkanım ? ? ? İlkem, küçüklerimi korumak…. Eee sonra ? Andımızı kaldırmışlar. Ne olmuş ? Kıyamet midir ? And içtiğimiz satırların daha üçüncüsünde çuvalladık be arkadaş. Şu fotoğrafı görüyor da hâlen daha konuşabiliyor muyuz ? Bu fotoğraf senin, benim suçumuz değil mi ? Eğitim seviyesi yükselsin diye okullarda tablet kullanacaklarmış. Peki demokratikleştirmek […]

Dereler BizimDUR

Son balık tutulacak, son ağaç kesilecek, son dere kuruyacak. Beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu yine anlamayacak !  

Vatan Sağ Olsun

Yazı için böylesi başlık dikkat çekicidir.. Ancak dikkat çekmek istediğim nokta vatanın sağlığı değil, bizlerin bu olaylar karşısında bozulan ruh sağlığımızdır. Terör olgusuna yönelik çalışmalar her siyasi dönemin hem sorunu hem de malzemesi olmuştur ne yazık ki. Soruna yönelik çözüm önerilerinden siyasi çekişmeler doğmuş ve sonuç olarak elde kalan sadece acımız olmuştur.. Haber bültenleri, gazeteler […]

Gökçebel’de Sona Yaklaşırken

   Eveet. Şimdi bir sürü teknik tabir falan kullanıp bilgiliymiş imajı vermeye çalışacağım. Aslında yapmayacaktım ama konuyla az ya da çok alakadar insanların bilmesi gereken veriler olduğunu düşünüyorum..    Bundan 6 ay kadar önce “Bu ne laan” giriş cümlesiyle Sanat Yapıları Saha Mühendisi başladığım Gökçebel Barajı inşaasında 1 ay süredir Sanat Yapıları Kısım Şefi olarak […]

Genel bir bakış

Yaş olmuş 28. Zar zor bir şekilde üniversite bitirilmiş ve yetkinlik belgesine ulaşılmış. 4 aydır da hayatın ortasına bodoslama dalınmış. Buraya kadar güzel. Şimdi 5 sene öncesine gidelim, flashback hesabı. Çok karşıtı olduğum yabancı kelime kullanımını örnek teşkil etsin diye kullandım. Siz yapmayın etmeyin tadında. 5 sene önce bugüne dair düşünsellerim neyse yüzde 70’ine ulaşmış […]

Hayat Zor

Aynen böyle diyor belalısı TBM için Temel Şefim. Yürümeyen iş; yürütüleyemen makinadan mı yoksa zihniyetlerden mi tam bilemiyorum tabii. Ancak 4. ayına girmiş olduğum mesleki hayatıma şöyle bir bakayım diye kalemi aldım elime. Kalem yok tabi, bildiğin klavyeyle yazıyorum. Yıl olmuş 2011 kağıt mı kaldı yani. Çalıştığımız proje ve şantiyenin standartlar üzerinde büyüklükte olması ilk […]

Baraj Günleri

Şef…..İlk başlarda çok acayip geliyordu bu kelime.. Yemek yapıyormuşum gibi hissettirse de en başlarda, alıştım doğrusu. Bu akşam itibariyle mesleki hayatımın ilk ayını doldurmuş bulunuyorum. Evet, çok başarılı bir öğrenci olmadığımdan ötürü bir çok kaygıyla başladığım mesleki hayatıma iyiden iyiye ısınmanın sevincini yaşıyorum. Çocukluk dönemlerimde yaz tatilini geçirdiğim köyümüzde, eğimli toprak yollara yağmur yağsın diye […]

İnadına Yaşam

Görüyor musunuz ? Aslında bakıyor musunuz desem daha doğru olacak. Ama öyle her zaman baktığınız gibi değil.. Görmek için bakabildiklerinizi kast ediyorum yani. “Göz ucuyla” değil de gözlerinizi “4 açıp” bakmanızdan… Yine de bakmanız ve hatta görmeniz de yeterli olmayabilir anlamanıza…….

Tepetaklak

Küçük bir tepenin ardında yaşıyordu, daha ilerideki yüce dağlardan habersiz. Hayali o tepeye hakim olmaktı, dağlar bile sahiplenmemişken tepeyi. Tepenin üstünden belki dağları görebilirsin. Ancak bil ki dağın zirvesinden o tepe görünmüyor dahi. İnsanlara anlayışları ölçüsünde söz söyleyememekten ötürüdür algısızlık sanrımız. Halbuki verdiğiniz ne olursa olsun, karşınızdakinin kaldırabileceğinden fazla olmamalı. O, sevgi dahi olsa ezilir […]

45 santimetre

Ahşap dolap genişliği değil herhalde “45 cm” konu başlığı =) Osmanlı tipi nargile yüksekliği ise hiç değil. Basın, denilen neye neyi nasıl nastıkları belli olmayan kitlenin bize duyurduğu kadarıyla: “Mersin’deki Nevit Kodallı Anadolu Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi’nde, kız ve erkek öğrencilerin birbirlerine 45 santimetreden daha fazla yaklaşmamalarının istenmesi iddiası” konu başlıklı haberden bahsediyorum. “Zihniyetin neresinden […]

Karaya Vurdu

Sakarya’nın Karasu ilçesi kıyılarında, bir mayın karaya vurmuştu pek de uzun olmayan bir zaman önce. Vakti evvel balıklar karaya vurduğunda deprem mi olacak endişesi taşıyan halk, şimdi daha çok endişelenmeli. Çünkü; Karaya vuran mayın Gülben Ergenekon’a ait olabilir. Balıkçılar hakkında 3 çuval, 5 poşet dolusu iddianame hazırlanabilir. Dahası, görgü tanıklığı yapan balıklar Fishwille‘de göz altına alınabilir. […]

Google aramanın motorlaşmasıdır da !

Deveye sormuşlar neden boynun eğri? Nerem google ki demiş. Belki öyle dememiştir ama yazıya başlamam için yeterli sebep teşkil etmiştir. Konumuz deve olmadığına göre çok da takılmamak lazım ayrıntılara. İlle de takılacaksanız gelin size google’ın güzelliklerini ayrıntılı şekilde anlatayım.(Yazar burada alakasız cümle bağlaması yaptı. En iyi yaptığı işlerdendir, belirteyim.) Allah search ettiklerimizi kabul eylesin ki, […]

Mafyalıktan Çiftçiliğe

Halk arasında sınıf ayrımı yapıyorum gibi anlaşılmasın ama düşüşün böylesine de anlam veremiyorum doğrusu. Barlar satın alıp  restoranları yıkan, bununla da yetinmeyip insanları soymaktan vazgeçip şimdi de tarlanızı sürecek öküzlere davetler yolluyorsunuz. Sulak bölgede yaşayanlar ise çiftliklerine “balık seyisi” arıyorlarmış. Tabii ki Facebook’un yalancısıyım ben. Sizleri anlayamıyor diye bazen ağır şekilde yaftalıyor olabilmekle birlikte, “boş […]

Vuvuzela

Hakkında hiçbir bilgiye sahip olmadan bu kadar sinir olunabilecek başka ne vardır acaba? Gerekli yerde en gereksiz bilgiye ulaşabileceğiniz Wikipedia’ya bi danışayım dedim haliyle. 61 cm boyunda olması bir Trabzonspor fanatiği olarak sırf 61 sayısı için içimi heyecanlandırsa da çıkardığı ses aklıma gelince daha bir tiksinir oluyorum. Üzerinde hiçbir delik olmaması, sadece üfleyenin ruhsal bozukluk […]

Türkçe, turkcheleşmesin !

Şöyle bir metinle karşılaştım: “0ff aLam yhh héRqhéZDé 1 DaLqa herkesde 1 qayqaRa ustumé qhéLméyhın aRtıqh séssizLiqhDén ßıqhdm yasama sévıncm var ßiRaz 0nuDa éLimDén aLmasınLar hayaT saNa asLa pés éTmicm asLaa” Dikkatli bir şekilde 4 5 kez okuduktan sonra tercümesi sanırım ki şöyle: “Of Allah’ım yhh ( ? ) herkeste bir dalga herkeste bir gaygara […]

Noel Baba Gerçeği

En karizma adıyla Santa Claus olarak bilinen hacı dayımızın, yılın başına denk gelen günde çocuklara hediye bıraktığına inanılır. Doğru veya yanlıştır bilemem. İşin orasında da ( ayrı yazılan ) değilim zaten. Çocukluğu itibariyle yaz dönemlerinde harçlığını çıkarmak amacıyla ” Geyikçi Nikola ” ile birlikte geyik çiftliğinde çalışmış, akabinde geyiksever bir çocuk olarak büyüyedurmuştur. Geyikler oraya […]

Kanal-i-zasyon

Son yıllarda beyinsel anlamda büyük gelişim gösteren Türk sinema sektörünün en yeni filmlerinden biri kanal-i-zasyon. Filmin konusu resmi web adresi olan ” www.kanalizasyonfilm.com ” da şöyle özetlenmiş: Film, Kanal-İ’nin bulunduğu binada cam silme görevi yapan saf bir cam silici olan İmdat Bayram’ın (Okan Bayülgen) hikayesini anlatıyor. Cam siliciliğinden genel müdürlüğe ve Türkiye’nin rating rekortmeni bir yapımcısına dönüşen […]

Kibrit Kutusu Kadar

Diyet listelerinin sabah kahvaltılarına ait bölümlerinden aşinayızdır bu tamlamaya. Peynirden alınması gereken kalsiyum ( ya da başka ne alınıyorsa ) miktarını ölçüp, bu değeri kibrit kutusu ile boyutlandırmak nereden baksanız takdire şayan bir durum. Diyet olgusunun klişeleri arasına girmiştir. Mevzubahis tabiri kullanan ilk bilim insanının sigarayı yeni bıraktığı dönemlerde böyle bir şey yaptığını düşünüyorum. Farkında […]

Hadi Grup Yapalım.

Hem de 1 000 000 ( yazıyla bir milyon ) kişiyle. Amacı dışında kullandığımız her teknolojik gelişim gibi facebook da bu etkileşimden nasibini alacaktır hiç şüphesiz. Pek eski dost ve  arkadaşlarınızı bulmanız amacıyla oluşturulduğuna inandığım ( ! ) facebookun, zamanla recep ibibik adlı “hepimizin içinde bulunan ayının dış yansıması”nı haklı çıkaracağını düşünmüyordum doğrusu. Bu eski […]

1 Hafta

Başlıksız yazmaya başladım bu sefer. Nereye gideceğini düşünmeden üstelik. Ne yazdığıma da bakmıyorum hiç. Ellerim klavye üzerinde istem dışı hareket ediyor.  Bazen duruyor, bazen de hızlanıyor. Hani hayat gibi mi diye düşündürüyor da ? Ne kadarı kontrolümüz altında ilerliyor ki. Yaptım sandığımız her olgunun hangi sonuçlar doğurduğunu ne kadar biliyoruz ? Evet, yaşıyoruz ve yaşamaya […]

Bu sokaktan uçak geçer mi abi ?

Karanlığın aydınlığa döndüğü vakitler benim içimde tam tersi şeyler oluyor. Güneş doğarken, ben karanlığa yeni gömülüyorum. Ellerim yarı titrek bi halde bunları düşünürken bir yandan da yazıyorum. Öyle ki; düşündüklerimi sadece uygulayabiliyorum şu an. Hiç tartamıyorum. Doğrusu yanlışı nerede bulamıyorum. Sadece yazıyorum. sadece… Sokakta bir şeyler oluyor. Çok fecii bir ses var. Camdan kafamı uzatabildim […]